7 Temmuz 2026 Salı

DENİZ GÖKTAŞ ASLINDA NE DEDİ?



Son günlerdeki şu meşhur dava ve tutuklanma gelişmelerinden sonra, "Ya bu adam ne demiş?" diye merak edip Deniz Göktaş’ın o videosuna baktım.
Kur'an-ı Kerim'i kastederek diyor ki: "600 yılında bu son kitap dedik ama ya 1200'de aklına yeni fikir gelirse? Kitaplar daha yeni yeni yazılmaya başladı, buna nasıl son kitap dersin?"

Deniz Göktaş’ın gözünde Allah (c.c.), hâşâ, roman yazan bir beşerden başkası değil...
Kafaya taktığı şeye bak: "Ya aklına yeni fikir gelirse?"
Abiciğim; "yeni fikir gelmesi", "tüh eksik yaptık", "sonradan aklım başıma geldi" demek bizim gibi fani insanlara özgü bir şey.
Biz belediye olarak yolu kaymak gibi asfaltlarız, altı ay sonra, "Aaa, buraya su borusu döşeyecektik!" deyip o asfaltı tekrar kazarız.

Deniz zannediyor ki evreni yaratan Ezelî ve Ebedî Kudret de bizim belediye gibi çalışıyor: "Aaa, 1200 yılı gelmiş, dur şu sisteme bir yama yapayım..."

Eğer 600 yılında yazılmış dediğin kutsal kitabın Yaratıcı'ya ait olmadığını ve bir beşer kelamı olduğunu düşünüyorsan bunu delikanlı gibi söyle, kelimelerin arkasına saklanma...

Eğer Yaratıcı gerçeğini kabul ediyorsan zaman ve mekânın dışında olan, kudreti ve ilmi sonsuz Yaratıcı ile zaman ve mekâna hapsolmuş, sınırlı ilim ve kudrete sahip yaratılanın farkını iyice öğren...

DENİZ GÖKTAŞ'IN TUTUKLANMASI ÜZERİNE...
 
İşin bir de şu boyutu var: Deniz tutuklanınca ortalığı ayağa kaldıran, "Mizaha kelepçe vurulamaz, ifade özgürlüğü engellenemez!" diye bağıran devasa bir kitle var.

İyi, güzel... Özgürlükleri savunalım.
Ama insan sormadan edemiyor: Sizin bu "ifade özgürlüğü" dediğiniz şeyin VIP bir müşteri profili mi var? Bu özgürlük sadece belli mahallelerin girişinde mi çalışıyor?

İki ay önce Atalay Demirci, şakalarında zerre kadar siyaset veya dinî bir kışkırtma yokken sadece geçmişteki cemaat sempatisi yüzünden tutuklanıp cezaevine gönderildiğinde neredeydiniz?
O gün, "Ama o da şucuymuş, bucuymuş." deyip bir komedyenin linç edilmesine susanlar, hatta oh çekenler, bugün Deniz tutuklanınca bir anda başımıza Voltaire kesildi.

İşte tam da bu yüzden bugün sosyal medyada kopan o "özgürlük" fırtınasını zerre kadar ciddiye almıyorum ve samimi bulmuyorum. Ortada ilkeli bir özgürlük savunması falan yok; ortada tam anlamıyla işine geldiğinde çalışan, işine gelmediğinde şalteri indiren ikiyüzlü bir ahlak anlayışı var!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder